spot_img

Hayat Holding’ten önemli proje: Hayata İyi Bakarız Ekolojik Okuryazarlık Eğitimi

Editörün seçtikleri

Haber: Eser Akgül / eser@sagliklimarkalar.com

İklim krizi ile mücadele çok yönlü ve uzun sürecek bir planlamayı gerektiriyor. Bu mücadelede eğitimin önemine inanan Hayat Holding, geleceğimiz olan çocuklar için önemli bir projeyi hayata geçirdi. Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Çağlayan Kent, Türkiye genelinde başlattıkları Hayata İyi Bakarız Ekolojik Okuryazarlık Eğitimi projesinin detaylarını ve önemini anlattı.

HAYAT HOLDİNG VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NDAN İŞ BİRLİĞİ

Hayata İyi Bakarız projesini kısaca anlatabilir misiniz? Neden böyle bir projeyi hayata geçirmek istediniz? Ekolojik okuryazarlık konusunda bilinçlenmek neden önemli sizce?

Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Çağlayan Kent

Hayat olarak “Hayata İyi Bakarız” teması üzerine dayandırdığımız, sürdürülebilirlik vizyonumuza paralel iyiliğin nesilden nesle taşınabilmesi için uzun vadeli, kalıcı ve sürdürülebilir hedeflerle hareket ediyoruz. Toplumsal ihtiyaçları esas alan konular bizim hem bugünümüzün hem de geleceğimizin daima önceliği.

Hükûmetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin araştırmalarına göre iklim krizi çok yakın. Dünyanın ve canlıların yaşamlarına sağlıklı şekilde devam etmesi için bu durumu yavaşlatmak ve tersine çevirmek için herkese büyük sorumluluklar düşüyor. Bunun en önemli yollarından biri şüphesiz, geleceğimiz olan çocukları bilinçli, farkındalığı yüksek, ekolojik duyarlılıkları olan bireyler olarak yetiştirmekten geçiyor. Çocuklara erken yaştan itibaren yapılan her yatırım, sadece çocuğun yaşamını dönüştürmekle kalmıyor, bilinçli kuşakların yaşam sürdüğü refah içinde bir dünya anlamına da geliyor. Bu gerçeklerden yola çıkarak; Hayat Holding olarak Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yaptığımız detaylı ve titiz çalışmaların ışığında Hayata İyi Bakarız Ekolojik Okuryazarlık Eğitim Projemizi geliştirdik. Ocak ayında lanse ettiğimiz eğitim projemiz ile Türkiye genelinde ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile öğretmen ve velilerin, ekolojik okuryazarlık düzeylerini artırmayı hedefliyoruz. Projemiz aynı zamanda; Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 4. maddesi “Nitelikli Eğitim”, 10. Maddesi “Eşitsizliklerin Azaltılması, 13. maddesi “İklim Eylemi” ve 17. madde olan “Amaçlar için Ortaklıklar” çerçevesinde oluşturuldu. Bu bakış açısıyla eğitimlerimizle çocukların ve velilerinin iklim değişikliğine uyumlarını güçlendirmeyi, ekolojik okuryazarlık kapsamında bilgi ve farkındalıklarını artırmayı, kaynakların tükenmesini önleme ve korumaya yönelik davranışların geliştirilmesini amaçlıyoruz.

Proje kapsamında verilen eğitimlerin içeriğinden bahsedebilir misiniz? Hangi uzmanlardan destek aldınız?

“Ekolojik Okuryazarlık” ana başlığında hazırlanan ve toplamda 28 saati kapsayan destekleyici eğitim programımızın içeriklerini hazırlamak için çocuk gelişimi, eğitim bilimleri ve biyoloji alanında çok değerli uzman akademisyenlerle çalıştık. İçerik kurulumuzda yer alan Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Utku Perktaş, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Bengisu Koyuncu “İklim Değişikliği”, “Biyoçeşitlilik”, “Eko – Vatandaşlık” ve “Doğal Kaynakların Yönetimi” üst başlıklarında eğitim materyalleri hazırladı. Bu içerikler okullarda birebir uygulanıyor ve ayrıca nitelikli eğitim ve fırsat eşitliği ilkeleri gözetilerek öğrenci ve öğretmenler için “açık kaynak” olarak kullanılıyor.

KURAKLIK HARİTASI’NDAN YOLA ÇIKARAK 10 İL BELİRLENDİ

Proje hangi illerde uygulanacak? Ne kadar sürmesini planlıyorsunuz?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Kuraklık Haritası’na göre Türkiye temsili öncelikli 10 il belirlendi. Buna göre; projemizi pilot iller olarak Kocaeli, İzmir, Muğla, Antalya, Giresun, Mardin, Erzurum, Şanlıurfa, Eskişehir ve Konya’da başlattık. Bu illere her yıl yenilerini ekleyerek etki alanının genişletilmesini sağlayacağız. 2022-2023 Eğitim Öğretim yılı Bahar Dönemi sonunda 300 okulda, 600 öğretmen, 30 bin öğrenci ile 60 bin veliye ulaşmayı hedefliyor; toplumumuza fayda sağladığı süre boyunca projemize devam etmeyi planlıyoruz.

Proje ile neyi hedefliyorsunuz? Eğitimcilerin eğitimleri tamamlandı. Bu süreçte nasıl geri dönüşler aldınız?

Nisan ayında eğitici eğitimlerini tamamladık. İklim değişikliği farkındalığına katkıda bulunma ve gezegendeki kaynakların kıtlığına dikkat çekme hedefiyle uyguladığımız projenin eğitici eğitimlerine 10 ilden 452 öğretmen katıldı ve hepsinden çok güzel dönüşler aldık. Eğitimler sonrasında uygulamaya başlayan öğretmenlerimizden, öğrencilerin meraklı tepkilerini dinlemek bizim için gurur verici oldu ve bir kez daha doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Bu proje ile hedef kitlemizin iklim değişikliğine uyumlarını güçlendirmeyi, dirençliliklerini desteklemeyi ve ekolojik okuryazarlık kapsamında bilgi ve gelişimlerini artırarak, kaynakların tükenmesini önlemeyi ve korumaya yönelik davranışlarını geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Bununla beraber dijital iletişim kanallarımız aracılığıyla da toplumsal duyarlılık ve farkındalık sağlayıcı içerikler üretiyoruz. Bu doğrultuda www.hayataiyibakariz.com mikro web sitemiz ve “Hayata İyi Bakarız” instagram sayfamızı aktif bir şekilde kullanıyoruz.

Hayata İyi Bakarız projesinin dışında çevre ve doğa temelli başka projeler de yapmak istiyor musunuz?

Global bir şirket olarak sadece Türkiye’de değil, bulunduğumuz tüm coğrafyalarda sosyal fayda projeleri gerçekleştiriyoruz. Ülkemizde imza attığımız pek çok projeyi, bulunduğumuz diğer ülkelerde de hayata geçirmek için çalışıyoruz. Pandemi ve yaşadığımız deprem felaketiyle birlikte yerkürenin ve dolayısıyla toplumların sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılar artık her ülkenin gündeminde. Bu nedenle daha proje geliştirme aşamasında global meseleleri değerlendiriyor, bulunduğumuz ülkelerin toplumsal ve kültürel kodlarına uygun olarak bu projeleri uyumlandırıyoruz.

Tüm Türkiye olarak bizi derinden sarsan depremin ardından proje ve kaynaklarımızı bölgenin ihtiyaçlarına göre şekillendirebileceğimiz çalışmalar için yetkili kurumlar ile iletişim halindeyiz. Bu süreçte de Holding ve markalarımız ile sorumluluğumuzu yerine getirerek afetten etkilenen vatandaşlarımıza yönelik uzun vadeli projeler yapmak üzere çalışmalarımızı da başlatmış bulunuyoruz.

KENT: “YER ALTI SU KAYNAKLARINI YÜZDE 50 DAHA AZ KULLANIYORUZ”

Global güce sahip olan bir şirket olarak, sağlıklı bir marka olma yolunda hangi adımlara özen gösteriyorsunuz? Hayat Holding üretim yaptığı sektörlerde doğal kaynakları korumak anlamında nasıl bir politika izliyor?

Hayat Holding olarak kaynaklara ve insanlığa sorumluluk bilinciyle kendimizi sürdürülebilir gelecek mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve ürünlerimizin çevresel etkilerini minimuma indirmeye çalışıyoruz. Dünya Çevre Günü adına, Holdinge bağlı Hayat şirketimizin bu doğrultuda yaptığı bazı iyi uygulamaları da sizinle paylaşmak isterim;

-Temizlik kağıtlarında, sektör normlarından 4 kat daha az su tüketerek üretim yapıyoruz.
Yer altı su kaynaklarını yüzde 50 daha az kullanıyor, atık su miktarını günden güne azaltıyoruz.

-Global üretim tesislerimizde “yerinde üret, yerinde tüket” yaklaşımıyla bugüne kadar sağladığımız enerji verimliliğini bir adım ileriye taşımaya karar verdik.

-2023 yılı içerisinde üretimlerimizde yenilebilir enerji payını artıracağız.

-Güneş santrallerimizi tüm tesislerimizde devreye alacağız.

-Türkiye’de ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi sertifikasyonuna sahip ilk şirket olarak global üretim tesislerimizde ortalama yüzde 80 enerji verimliliği sağlayarak hem karbon ayak izimizi azaltıyor hem de ekonomiye önemli bir katkı sağlıyoruz.

-Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Afrika’nın en büyük temizlik kağıtları üreticisi olarak, üretimde, ‘’FSC Sertifikalı Üretici’’ olarak plantasyon ormanlarından elde edilen selülozu kullanıyoruz.

-“Trijenerasyon Teknolojisi”yle, doğalgazı, elektrik, ısı ve soğuk suya dönüştürerek üretim süreçlerinde kullanıyoruz. Böylece tek bir enerji girdisi ile akıllı fabrikaların üretim süreçlerinde ve idari operasyonlarında ihtiyaç duyulan tüm enerji karşılanıyor. Trijenerasyon teknolojisi ile Mersin’deki temizlik kağıtları üretim tesisimizde, enerji verimlilik oranını yüzde 87’lere, Kocaeli üretim tesisimizde ise yüzde 80’lere taşıyoruz.

- Advertisement -spot_img

Söyleşiler

Yanıtla

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya yazın

- Advertisement -spot_img

İlgili Haberler

Haber Bültenimize Üye Olun