Fransız futbolcu Kylian Mbappé’nin bir video sırasında kullandığı ifadeler, Çin pazarında kısa sürede ciddi bir marka krizine dönüştü. Aralarında içecek, süt ürünleri ve peynir üreticilerinin bulunduğu Çinli markalar futbolcuyla yürüttükleri iş birliklerini sonlandırırken yayıncılar ve dijital platformlar da peş peşe yaptırım kararları aldı.
Krizi başlatan video
Fransız internet programı The Bridge için çekildiği belirtilen videoda Mbappé’ye, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik paylaşım soruldu. Futbolcu, yüzünün başka birinin vücuduna yerleştirildiği bir görseli anlatırken bu kişinin “Çinli bir diktatör” olduğunu düşündüğünü söyledi; videoda ardından Mbappé’nin yüzünün Mao Zedong’un bedenine eklendiği görsel gösterildi. Mbappé ismen Mao’dan bahsetmedi. AFP, videonun gerçekliğinin bağımsız olarak doğrulanamadığını aktardı.
Markalar ve platformlar ilişkiyi kesti
Nisan ayında, Dünya Kupası öncesinde Mbappé’yi elektrolit içeceğinin marka elçisi ilan eden Dongpeng, iş birliğini sonlandıran ilk markalar arasında yer aldı. Süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da aynı adımı attı. Üç şirket de Weibo’da geniş yankı uyandıran açıklamalarında, ulusal duyguları inciten söz ve davranışlara karşı olduklarını vurguladı. Sosyal platform RedNote, futbolcuyla içerik ortaklığının 31 Aralık 2024’te sona erdiğini belirterek tanıtım materyallerini kaldıracağını açıkladı. Caixin’in haberine göre devlet yayıncısı CCTV de Mbappé’nin oynadığı La Liga karşılaşmalarının yayınını askıya aldı ve futbolcunun yer aldığı reklamları yayından çekti. Mbappé’nin Weibo ve Xiaohongshu hesaplarına da kısıtlamalar getirildi.
Çince, İngilizce ve Fransızca özür
Tepkilerin büyümesi üzerine Mbappé, 27 Ekim’de Çince, İngilizce ve Fransızca bir özür metni yayımladı. Futbolcu, sözlerinin düşüncesizce olduğunu ve Çin’deki ve yurt dışındaki Çinli toplulukları incittiğini kabul ederek böyle bir niyetinin olmadığını, Çin halkına ve tarihine saygı duyduğunu ifade etti. Kriz, küresel ünlülerle çalışan markalar için kültürel hassasiyetlerin sponsorluk ilişkilerini ne kadar hızlı etkileyebileceğini bir kez daha gösterdi.




