spot_img

Sri Lanka’dan, Ordu’ya bir sörf hikayesi

Editörün seçtikleri

Birbirinden farklı sektörlerde yer alan ve “Sağlıklı Marka” olma yolunda çalışmalar gerçekleştiren firmalarla ve sağlıklı markaları konuştuğumuz uzmanlarla hazırladığımız söyleşi dizimizde bu hafta Mellow Türkiye Kurucusu Deniz Toprak’ı ağırlıyoruz.

Sağlıklı Markalar’ın sorularını yanıtlayan Mellow Türkiye Kurucusu Deniz Toprak, İstanbul’dan Sri Lanka’ya, dünyanın dört bir köşesinden memleketi Ordu’ya uzanan sörf hikayesini bizlerle paylaştı.

Deniz Toprak, “Sörf bizim kendi hayallerimizin peşinden koşmak için çıkış amacımız ve aracımız. Sevdiğimiz işi yapmak için bir yaşama biçimi. 4 sene boyunca Sri Lanka’da sörf yaptıktan sonra Ordu’ya geldim. Memleketim Ordu’ya geldiğimde dalgaları keşfettim ve bu işi yapma burada da yapma fikri bir anda kafamda canlandı. Bir de her şeyden önce kendi memleketim! Sorumluluk da oluşuyor insanın sırtında. Yurtdışında turizm alanında bir iş yaparken, aynı işi Türkiye’de görüyorsunuz ve bu heyecandan öte sorumluluğa dönüşüyor.” diye konuştu.

ORDU’DA BUNU YAPMAK İSTEDİĞİMDE KAFAYI YEDİĞİMİ DÜŞÜNDÜLER!

Deniz Toprak, “Sörf işini ilk olarak Ordu’da yapmak istediğimi çevreme söylediğimde ‘Kafayı mı yedin?’ dediler. Buradakilerin gözünde dışarıdan biriyim. Ordu’lu olduğum halde burada kendimi kabul ettirmeye çalıştım, hala daha emek sarf ediyoruz bunun için. Niye buradan faydalanmayalım? Niye Ordu’da olmasın dedim.”

Sri Lanka, Portekiz, Kaliforniya, Bali gibi bütün bu ülkelerde de bu modeli gördüğünü söyleyen Toprak şöyle devam etti: “Karadeniz halkı kendi denizine sırtına dönmüş. Gıdasını alıyor ve kaçıyor. Son yıllarda türeyen korku hikayelerini ve boğulma, akıntı hikayelerinin hesabını da biz veriyoruz. Bu algıyı değiştirmeye çalışıyoruz. Aileler bizi arıyor ‘Karadeniz tehlikeli değil mi, siz ne yaptığınızı biliyor musunuz?’ diyorlar. Biz bu sorumluluğu alıyoruz.

Birkaç jenerasyon geriye gittiğinizde Karadeniz özellikle Ordu bir denizci kasabası. Son 1-2 jenerasyonda doğadan ve denizden kopmuşuz. Burada Ordu Perşembe’li bir çocuk neden sörf dersi vermesin? Neden buradan para kazanmasın? Heyecanlandığı bir şeyler yaparken neden keyif almasın? Bunu yaparsa başka bir yere gitmesine gerek yok. 3-4 yaşlarında Ayla ve Yiğit diye sörfçü çocuklarımız var. Burası da kendi geleceğini böyle inşa edebilir. Bence bu çok kıymetli, biz de bunu anlatmaya çalışıyoruz insanlara.”

Pandemi arefesinde durma hissi ve ben daha fazla ne yapabilirim derken bahçe işine merakı sonrası kendi gıdasını yetiştirmeye başladığını söyleyen Deniz Toprak, “Pandemi buna vesile oldu. Sri Lanka’da kendi bahçemizde başladık. Sonra ben niye bunu Ordu’da yapmıyorum diye düşündüm. Gelmeden önce kafamda çok farklı seçeneklerde vardı. Burada buranın insanının içinde olacağı bir proje olmalı. Fiyatlandırması da böyle olmalı. Esnafıyla gençleriyle de böyle çalışılmalı. Öncelik Perşembe’li, Ordu’lu ve Karadenizli’nin olmalı. Buradan bütün Karadeniz’e yayılmalı. Yerel yönetimleri de işin içine sokmalıyız. Ne kadar katkı sağlayacaklarını süreç gösterecek. Buranın gençlerine ücretsiz dersler vermeye başladık. Dünyanın en ucuz sörf derslerini veriyoruz. Seçmeler yapıp daha sonra ekipman ve malzeme desteği de yapıyoruz. Yurtdışına gönderme ve eğitim aldırma gibi projelerimiz de var. Burada amacımız denizleri ve doğayı erişebilir kılmak” şeklinde konuştu.

SÖRF ASLINDA BİZİM ATA SPORUMUZMUŞ!

Deniz Toprak sözlerini şöyle tamamladı: “Dalga sörfünü herkes yapabilir. Kendi kondisyonuna göre uygun yerler seçebilir. Daha da önemlisi herkes sörften eğlenir. En önemli kriter bu. Ben hala kendimi geliştiriyorum. Bunu bütün sörfçülere sorsanız aynı şeyleri söylerler. Sörf havuzları, dalga havuzları yapıyorlar. Bazen 20 dakika doğru dalgayı bekliyorsun. Bu işin zorluğu da tadı da bundan geliyor. 2-3 haftada sörfünü bir yere getirirsin. Kendi başına sörf yapabilmek uzun zaman alabiliyor. Kondisyonunu anlamak, hava durumunu okuyabilmek çok önemli. Sörfü, dalgaları ve denizi erişilebilir kılmak, yeni jenerasyonlar yaratabilmemiz lazım. Burada yetişen bu çocuklar bunu yapmak isterse yapabiliriz. Fatsa ve Ünye’ye de getirin diyorlar. Sinop’tan Samsun’dan yazıyorlar… Buraya da getirin diye davet ediyorlar. Giresun ve Trabzon acayip destek bize.” dedi.

- Advertisement -spot_img

Diğer Haberler

Yanıtla

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya yazın

- Advertisement -spot_img

İlgili Haberler

Haber Bültenimize Üye Olun