Siber güvenlik şirketi Kaspersky, Uluslararası Elektronik Atık Günü vesilesiyle paylaştığı araştırmasında dikkat çekici bir çelişkiye işaret etti: Dijital teknolojiyi en yoğun kullanan Z kuşağı, bu teknolojinin çevreye verdiği zarar konusunda da en kaygılı kuşak. Dünyanın farklı ülkelerinden katılımcılarla yürütülen çalışma, gençlerin ekranla kurduğu yakın ilişkinin çevresel farkındalıkla birlikte ilerlediğini gösteriyor.
Dijitalde özgüvenli, çevre konusunda tedirgin
Araştırmaya göre Z kuşağının yaklaşık yüzde 59’u dijital ortamlarda kendini yetkin ve güvende hissediyor. Öte yandan bu kuşağın yüzde 20’si, dijital altyapının çevreye etkisini gelecek nesiller için ciddi bir risk olarak görüyor; bu oran çalışmadaki tüm kuşaklar arasında en yüksek seviye. Aşırı tüketim ve artan atık konusunda endişe duyan Z kuşağı temsilcilerinin oranı yüzde 22 iken, bu oran genel katılımcılarda yüzde 19’da kalıyor. Katılımcıların yüzde 11’i ise yeşil veri merkezlerini umut vadeden bir eğilim olarak değerlendiriyor.
“Beklentiler giderek belirleyici olabilir”
Kaspersky ESG ve Sürdürülebilirlik Başkanı Maria Losyukova, dijital teknolojiyle büyüyen kuşağın bu teknolojinin çevresel bedelinin en çok farkında olan kuşak olmasını dikkat çekici buluyor. Losyukova, Z kuşağının beklentilerinin tek başına yeşil teknolojiye geçişi sağlamayacağını ancak giderek daha belirleyici hâle gelebileceğini belirtiyor. Teknoloji şirketlerinin inovasyonu yalnızca performans ve güvenlikle değil, kaynak verimliliği ve ürün yaşam döngüsü yönetimiyle de ölçmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Öne çıkan çözüm alanları
Araştırma kapsamında üç başlık öne çıkıyor: veri merkezleri, ağlar, bulut ve yapay zekâ altyapısında enerji verimliliğinin artırılması; hammaddelerin ve üretim süreçlerinin sorumlu biçimde yönetilmesi ile mümkün olan yerlerde geri dönüştürülmüş malzeme kullanılması; dayanıklı ve onarılabilir cihazlar tasarlanarak ürün ömrünün uzatılması ve sorumlu geri dönüşümün teşvik edilmesi.




