spot_img

Sevgili Büyük Su Şirketleri Plas(tik)lerinizi Bırakın

Editörün seçtikleri

Doğa için önemli çözümleri tekrar doldurulabilir ambalajlar ile sunan Chilly’s markası 16 Haziran “Dünya Yeniden Doldur” Günü’nde önemli bir kampanyaya imza atmış.

Chilly’s markası İngiltere’de su endüstrisinin en önemli markalarından Evian, Highland Spring ve Fiji Water’a çağrıda bulunmuş.

“Sevgili Büyük Su” başlığıyla başlayan mektuplarıyla dev su markalarını gezegenimiz için plastikten vazgeçmeye ve tekrar kullanılabilir şişelere geçmeye davet etmiş.

Chilly’s bu mektup içeriklerini ise hedeflediği su markalarının ana merkezlerine yakın outdoor alanlarında görmeleri için konumlandırmış. Su markalarına özel tasarımları bile hazırlamış ve mektup görsellerine yerleştirmişler.

Londra’da düzenlenen aktivist reklam kampanyasında Chilly’s, şişeler için tasarım ofisi Uncommon ile çalışmış.

Mektubun içeriği ise şöyle,

“Hepimizin ortak bir noktası var. Hepimiz suyu seviyoruz. Biz sadece bir kere kullanmak için bu kadar plastiğin harcanmasını sevmiyoruz. Her yıl 481 milyar plastik şişe dünya çapında kullanılıyor ve gezegenimizi mahvediyor.

Dünyanın en büyük su sağlayıcı firmaları olarak sizlerle birlikte bu sorunu çözmek istiyoruz.

Sizin için tekrar kullanılabilir şişelerin prototiplerini hazırladık ve genel merkezlerinize “Dünya Yeniden Doldur” Günü’nde birer adet örnek yolladık.

Konuşmak isterseniz haber edin.”

Burada bir markanın söylemini hatta kuruluş amacını savunmak adına ne kadar ileri gidebileceğini görüyoruz. Chilly’s özünde bir ambalaj ve paket firması…

Gelecekte ambalaj ve paket sektörünün nereye gitmesi gerektiğini öngörmüş bir marka. Chilly’s kısa ve net bir mektup ile plastik tükettiren markalara meydan okurken çözümü ise önlerine sunuyor.

Tekrar doldurulabilir şişelerin de tarz olabileceğini tasarımlarıyla ortaya koyan Chilly’s, bir yandan partner anlaşmasına ise göz kırpıyor. Akıllıca bir yeşil pazarlama fikri ile doğru günde doğru STK’larla baskı kurarak reklam ve PR’ı kullanarak bir markanın nasıl gündeme damga vurabileceğinin önemli kanıtlarından.

2000’ler sonrası fosil yakıtlar ve iklim krizi gibi konularda önümüzdeki ipte oynayan cambaz misali bakarken plastiği gerek kamu otoriteleri gerekse STK’lar unutmuştu. Ama geldiğimiz noktada kapitalizmin doğurduğu en büyük sorunlardan plastik atık mevzusunu artık sadece kamu, STK ve kamuoyu kendi başına çözemez hale geldi.

Büyük markaların da bu meseleye girmesi gerekmekte. Özellikle plastik ilüzyonundan çıkmaları lazım. Bunun içinde markaların birbirlerini üretim bandında “Daha çok plastik nasıl yapabiliriz?” diye taklit etmek yerine bu istemsiz plas(tik) refleksinden nasıl kurtulabilirizi düşünmesi gerekiyor!

Alp Türkalp

- Advertisement -spot_img

Diğer Haberler

- Advertisement -spot_img

İlgili Haberler

Haber Bültenimize Üye Olun