spot_img

Özgürlük mü yoksa sağlık mı?

Editörün seçtikleri

Koronavirüs sürecinden sonra toplum yeniden dışa dönük bir hale geldiğinde, fiziksel temas ve sosyal politikalar üzerine birçok yeni yaklaşım belirecek gibi görünüyor.

Geçiş sürecinden daha önce Koronavirüsten enfekte olmuş kişilere ambargo uygulamak, birçok hükümetin seçeceği stratejilerden biri gibi görünüyor. Bunun yanında bugüne kadar gelinen süreçte, Koronavirüs salgınının arkasına sığınan birçok yönetim, ciddi hak ihlallerine başvurdu.

Uluslararası Af Örgütü, Korona krizi döneminde, alınan önlemler nedeniyle yaşanan insan haklarının kısıtlamalarına dikkat çekmişti. Örgüt, Avrupa’daki duruma ilişkin açıkladığı yıllık raporda, bazı ülkelerin salgını bahane ederek gerekli olmayan kısıtlamalara da başvurduğunu belirtmişti.

Koronavirüs ile mücadelede alınan pek çok önlemin, insan sağlığı açısından gerekli olduğu vurgulanan raporda ancak bazı devletlerin hukukun üstünlüğünü zayıflatmak, sansür uygulamak ve baskı kurmak için salgından faydalandığı vurgulanmıştı. Bireysel olarak takip edilme tehdidi koronavirüs sayesinde rahatça hayatımıza giriş yaptı. Salgını önlemek adına geliştirilen birçok veri sistemi lokasyon olarak bilgilerimizi paylaşıyor.

Apple ve Google enfekte olan kişilerin peşinde

Geçtiğimiz haftalarda girişim olarak heyecanlandırıcı ama hukuki olarak heves kırıcı bir gelişme yaşandı. Apple ve Google, Koronavirüs bulaşan biriyle temasa geçip geçmediğinizi tespit edebileceğiniz yeni, ortak bir uygulama geliştirmeye başladı.

İki şirketin girişimi öncelikli olarak cep telefonlarına yüklü olan temas-takip uygulamalarının (contact-tracing apps) işleyişine destek sağlamayı hedefliyor. Google ve Apple’ın nihai hedefi: Bu tip izleme, takip uygulamalarını yüklemeye gerek kalmadan çevrenizde Koronavirüs bulaşan kişileri tespit etmenize yardımcı olacak bir teknoloji oluşturmak.

The Verge’de yer alan habere göre, iki teknoloji şirketi bu uygulamanın örnek kodları, kullanıcı arayüzü ve politikalarını hem iOS em de Android için yayınlandı.

İki şirketin ortak projesi, akıllı telefon kullanıcısı bir bireyin Bluetooth teknolojisiyle ‘Koronavirüs kapacak kadar uzun süre kiminle temas ettiğini, kime yaklaştığını’ inceleyecek. Eğer temasta olunan kişilerden biri Kovid-19 hastası ise, akıllı cep telefonuna bir uyarı gidecek. Bu tip yeni uygulamalara yeni bir isim de getirildi: “Contact tracing technology” yani Türkçeleştirirsek “Temas takip teknolojisi”.

Bu sistemin en büyük getireceği hukuki boşluklardan biri ise halk sağlığı mı daha değerli yoksa kişisel bilgilerin gizliliği mi?

Singapur’da, TraceTogether ismiyle benzer bir teknoloji ülke nüfusunun yaklaşık % 17’si tarafından kullanılıyor. TraceTogether programıyla diğer ülkelerdeki gibi karantina önlemlerine başvurmadan salgını kontrol altında tutmayı başaran Singapur’un başarı öyküsü dünyaca konuşuluyor. TraceTogether adlı programla, sağlık görevlileri dedektif gibi iz sürerek virüsü taşıyanların temas ettiği kişileri bulup test yapıyor. Bu izlenme hali birçok kişi tarafından da protesto ediliyor.

Güney Kore, kapalı devre TV sistemlerini, kredi kartı verilerini, cep telefonu lokasyon bilgilerini, herkesin erişebildiği bir harita üzerinde Koronavirüsü taşıması muhtemel kişilerin yerlerini işaretlemek için kullanıyor. Tayvan seyahat bilgilerinin ve sağlık verilerinin olduğu veri tabanlarını ülkedeki tüm hastane, poliklinik ve eczanelerin kullanımına açtı. Hong Kong’da karantinadaki insanlar üzerinde bir çeşit dijital kelepçe kullanmaya başladı. İsrail’de cep telefonu lokasyon bilgileri hem karantinada olanların hem de enfekte olan kişilerin hareketlerinin izlenmesinde kullanılıyor. Shin Bet’in duyurduğu bir uygulama ise insanlara gerçek zamanlı olarak yakın çevrelerindeki Koronavirüsü taşıması muhtemel kişilerin bilgisini iletiyor. İsrail gizli servisi Shin Bet, daha önceden Musevi olmayanların dijital iletişimlerini izleyerek, topladığı ve “terörle mücadele” kapsamında kullandığı verileri, artık herkesten topluyor ve Koronavirüsü salgını ile mücadele için kullanıyor.

Özgürlük mü yoksa sağlık mı?

Bu ikilem şu an dünyanın yeni konularından biri olmaya doğru başladı. Örneğin gelecekte değil 2021’de enfekte olmadığınızı her daim kanıtlamanız istenecek…

ABD Federal Ticaret Komisyonu’nda bağımsız bir güvenlik araştırmacısı ve eski baş teknoloji uzmanı Ashkan Soltani, “Şirketler işe geri dönmenize izin vermeden önce böyle bir talepte bulunacak” diyor. Marketler, AVM’ler, konserler gibi kalabalık yerlere sadece sağlıkta tırnak içinde “temiz kalanlar” girebilecek. Artık gerçekten akıllı telefonlar toplumda belki de kimin bir yere girip, kimin giremeyeceğine karar verecek.

Kim bilir belki de, robotların isyanından korkarken belki de cep telefonlarının gazabına uğrayacağız…

- Advertisement -spot_img

Diğer Haberler

- Advertisement -spot_img

İlgili Haberler

Haber Bültenimize Üye Olun